Şehirler Arası Telefon Kodları Listesi Alan Kodları Telekom

Yazan : | Kategori : Genel | Tarih : 19-06-2011

ŞEHİRLERARASI TELEFON KODLARI
ŞEHİR ALAN KODU ŞEHİR ALAN KODU
ADANA 322 İZMİR 232
ADIYAMAN 416 KARABÜK 370
AFYON 272 KARAMAN 338
AĞRI 472 KARS 474
AKSARAY 382 KASTAMONU 366
AMASYA 358 KAYSERİ 352
ANKARA 312 KIRIKKALE 318
ANTALYA 242 KIRKLARELİ 288
ARDAHAN 478 KIRŞEHİR 386
ARTVİN 466 KİLİS 348
AYDIN 256 K.MARAŞ 344
BALIKESİR 266 KOCAELİ 262
BARTIN 378 KONYA 332
BATMAN 488 KÜTAHYA 274
BAYBURT 458 MALATYA 422
BİLECİK 228 MANİSA 236
BİNGÖL 426 MARDİN 482
BİTLİS 434 MUĞLA 252
BOLU 374 MUŞ 436
BURDUR 248 NEVŞEHİR 384
BURSA 224 NİĞDE 388
ÇANAKKALE 286 ORDU 452
ÇANKIRI 376 OSMANİYE 328
ÇORUM 364 RİZE 464
DENİZLİ 258 SAKARYA 264
DİYARBAKIR 412 SAMSUN 362
DÜZCE 380 SİİRT 484
EDİRNE 284 SİNOP 368
ELAZIĞ 424 SİVAS 346
ERZİNCAN 446 ŞANLIURFA 414
ERZURUM 442 ŞIRNAK 486
ESKİŞEHİR 222 TEKİRDAĞ 282
GAZİANTEP 342 TOKAT 356
GİRESUN 454 TRABZON 462
GÜMÜŞHANE 456 TUNCELİ 428
HAKKARİ 438 UŞAK 276
HATAY 326 VAN 432
IĞDIR 476 YALOVA 226
ISPARTA 246 YOZGAT 354
İÇEL 324 ZONGULDAK 372
İSTANBUL (AVRUPA YAKASI) 212 K.KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ 392
İSTANBUL (ANADOLU YAKASI) 216

Devamin Oku

LYS 2011

Yazan : | Kategori : Güncel Haberler | Tarih : 19-06-2011

2011 LYS Sonuçları Soruları Çözümleri Cevapları TRT izle seyret

18-19 Haziran saati 15.00’ten itibaren naklen canlı yayın TRT 1’den izleme. LYS Maratonu Başladı Üniversiteye girişte ikinci aşama olan Lisans Yerleştirme Sınavları yapıldı. 2011 LYS sınavının soruları çözümleri soru ve cevapları saat 15′te TRT 1′de izleyebilirsiniz.

2011 Matematik LYS1, 18 Haziran 2011, Cumartesi TRT izle seyret
2011 Sosyal Bilimler LYS4, 19 Haziran 2011, Pazar TRT izle seyret
2011 Edebiyat-Coğrafya LYS3, 25 Haziran 2011, Cumartesi TRT izle seyret
2011 Fen Bilimleri LYS2, 26 Haziran 2011, Pazar TRT izle seyret
Ayrıca; TRT web siteleri : www.lystrt.org, www.lystrt.net, www.lystrt.com

Linkler bağlanacaktır!
18 Haziran 2011 LYS-1 Matematik ve Geometri Soruları ve Cevapları İndir
18 Haziran 2011 LYS-5 Yabancı Dil Soruları ve Cevapları İndir
19 Haziran 2011 LYS-4 Sosyal Bilimler Soruları ve Cevapları İndir
25 Haziran 2011 LYS-3 Edebiyat ve Coğrafya Soruları ve Cevapları İndir
26 Haziran 2011 LYS-2 Fen Bilimleri Soruları ve Cevapları İndir

Üniversiteye girişte ikinci aşama olan Lisans Yerleştirme Sınavlarının ilk oturumu yapıldı. Lisans Yerleştirme Sınavı’nın (LYS) sabah oturumunda adaylar Matematik Sınavına girdi, öğleden sonraki oturumda ise adaylar Yabancı Dil sorularını cevaplayacak.

Matematik, Sosyal Bilgiler, Fen Bilimleri ve Edebiyat-Coğrafya sınavlarının soruları ve çözümleri TRT 1’de… 81 il merkezi ile Lefkoşa’da 624 bin 48 aday, 120 dakikalık Matematik Sınavında ter döktü. Daha önceki sınavlarda yaşananlar ve iddialar, güvenlik önlemlerine de yansıdı… Adaylar, çok titiz bir aramadan geçirilerek sınav salonlarına alındı. Öğleden sonraki oturumda ise adaylar Yabancı Dil soruları için ter dökecek.

Yarın ise adaylar Sosyal Bilimler sınavına girecekler. LYS sınav maratonu, gelecek haftasonu da devam edecek. Adaylar 25 ve 26 Haziran’da, Edebiyat, Coğrafya ve Fen Bilimleri sınavlarına girecek. Bugünkü Matematik sınavının soruları ve cevapları, saat 15.00’ten itibaren TRT 1’de yayınlanacak.

LYS 2011’in soruları ve çözümleri sınavın hemen ardından sadece TRT 1 ekranında olacak. Deneyimli öğretmenlerin soru çözümleriyle sınav sonucunuzu daha iyi tahmin etmek, uzman konukların vereceği bilgilerle geleceğinize daha sağlıklı yön vermek istiyorsanız, 18-19 Haziran’da TRT 1 ekranında ve www.lystrt.org, www.lystrt.net, www.lystrt.com adreslerinde LYS 2011 yayınında buluşalım.

2011-LYS Cevap Kâğıtlarına Soru Kitapçık Numaralarının Kodlanması: Görsel Uygulama Örneği 18-19 ve 25-26 Haziran 2011 tarihlerinde yapılacak olan 2011-LYS’lerde, Her Adaya Farklı Soru Kitapçığı uygulaması yapılacağından, her testin soru kitapçık numarasının cevap kâğıtlarının üzerindeki ilgili alana doğru olarak yazılması ve doğru olarak kodlanması büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle adayları LYS öncesi bir kez daha bilgilendirmek amacıyla kısa bir uygulama örneği hazırlanmıştır.

Aşağıdaki bağlantılardan erişilebilecek olan örnek uygulamayı adayların dikkatine sunar, tüm adaylarımıza başarılar dileriz. ÖSYM BAŞKANLIĞI

Devamin Oku

12 Haziran 2011 Seçim Sonuçları

Yazan : | Kategori : Güncel Haberler | Tarih : 19-06-2011

2011 seçim sonuçları nihayet belli oldu. Aylar süren meraklı bekleyiş bu gün sona erdi. Sandıktan lider çıkan parti AK Parti oldu. Onu takip eden parti ise Cumhuriyet Halk Partisi oldu. Barajı aşan bir diğer parti de Milliyetçi Hareket Partisi oldu. İşte partilerin aldıkları oy oranları ve çıkardıkları milletvekili sayıları…

AKP – %49
CHP – %26
MHP – %13
BAĞIMSIZ – %6
SP – %1
HAS PARTİ – %0,75

Bu oranlara göre partilerin meclise sokacakları milletvekili sayıları da şöyle;

AKP – 326 Milletvekili
CHP – 135 Milletvekili
MHP – 53 Milletvekili
Bağımsız – 36 Milletvekili

Devamin Oku

Osmanlı Eşkiyayı İninde Vururdu(Kazaklar)

Yazan : | Kategori : Tarihimiz | Tarih : 10-06-2011

Osmanlı, eşkıyayı yatakçısıyla birlikte ininde vururdu

16. Yüzyıl`da karşısına hiçbir kuvvetin çıkamadığı Osmanlı İmparatorluğu, 17. Yüzyıl`da dönemin en büyük eşkıyaları olan Kazaklar`ın topraklarına baskınlar yaparak birçok yeri harabeye çevirip, halka korku salmalarıyla sarsıldı.

Büyük orduları meydan muharebelerinde yok eden Osmanlı, küçük kuvvetlerle topraklarını basan eşkıya karşısında zor duruma düştü. Osmanlılar, Polonya ve Rusya`da üs kuran Kazaklar`ın baskınları sona ermeyince, sınırları geçip eşkıyayı ve yatakçılarını inlerinde vurdular.

Osmanlı tarihi yıllardan beri belli bir şablon içerisinde anlatıldığı için bazı tarihi hadiseler fazla bilinmez. 17. Yüzyıl`da Osmanlı İmparatorluğu`nun geleneksel doğu ve batı siyasetlerinden daha çok kuzeye yöneldikleri görülür. 16. Yüzyıl`da tampon bir bölge olarak görüldüğü için üzerine gidilmeyen ve tarafsız kalmasına çalışılan Polonya 17. Yüzyıl başlarından itibaren Osmanlı ordularının hedefidir. Osmanlılar niçin kendi menfaatlerine olan Polonya`nın tarafsız kalması politikasından vazgeçerek kuzeye yönelmişlerdir. Bunun cevabı tek kelimeyle verilebilir: Dönemin en büyük eşkıyaları olan Kazaklar.

HER YERİ YAĞMALADILAR

Moldavya`dan Hazar Denizi`ne kadar uzanan geniş step bölgesinin batısında Lehistan(Polonya) ve Rusya`dan kaçmış Hristiyan asiler bulunurdu. Hükümdarların otoritesini tanımayıp steplere sığınanlara Kazak, yani kaçak denirdi. Stepler disiplinli devlet yönetiminde yaşamak istemeyen kaçakların vatanıydı. Kazaklar hayatlarını saldırdıkları bölgelerden elde ettikleri ganimetlerle, yani yağmayla sürdürürlerdi. Zaparog Kazakları, 16. yüzyıl sonlarından itibaren Karadeniz`de kıyısı olan Osmanlı şehirlerine denizden cüretkâr saldırılar yaptılar.

Akkirman, Kili, Kefe, Trabzon ve Sinop başta olmak üzere imparatorluktaki birçok yerleşim yeri Kazaklar`ın saldırı ve yağmalamalarına maruz kaldı. Kazaklar, o kadar ileri gitmişlerdi ki 1615, 1620 ve 1624 yıllarında İstanbul`un Karadeniz kıyılarına saldırmışlardı. 1624`te Boğaz`dan içeri girip, Yeniköy`ü yağmalamışlardı. Kazak saldırıları İstanbul`da korku yaymıştı. Kazaklar`ın nakliyat gemilerine yaptıkları saldırılar yüzünden şehir kıtlık tehlikesi ile karşı-karşıya kalmıştı. Kazak saldırıları sonucu Doğu Bulgaristan ve Anadolu kıyılarındaki halk yerleşim yerlerini bırakarak iç bölgelere çekilmişti.

GENÇ OSMAN`IN POLONYA SEFERİ

Osmanlı topraklarına yaptıkları saldırılar ile Avrupa`da şöhret bulan şaykalardan oluşan bu kazak filosunu Osmanlı karşıtı cepheye kazandırmak için herkes Kazaklar`a elçi gönderiyordu. Kazaklar, papadan Rus çarına herkesin gözdesi olmuştu.

İkinci Osman tahta çıktığında Kazak tehdidinin iyice artması yüzünden Osmanlı İmparatorluğu`nun yönünü Kuzey`e çevirmişti. Polonya sınırında bulunan Osmanlı toprakları ile Karadeniz kıyıları Kazaklar`ın tehdidi altındaydı. Kazaklar, Osmanlı topraklarına girip yağma faaliyetlerinde bulunduktan sonra Polonya`ya sığınıyorlardı. Polonya ise Kırım Tatarları`nın baskısı altındaydı.

Bu sırada görevden alınan Boğdan Voyvodası Gaspar`ın isyan ederek Polonya`ya sığınması ortamı iyice gerdi. Özi Beylerbeyi İskender Paşa, asi voyvodayı ele geçirmek için harekete geçtiği zaman karşısında Gaspar`ın askerleri ile birlikte Polonya kuvvetlerini de bulmuştu.

EŞKIYA DESTEKÇİSİZ YAŞAYAMAZ

1620 yılının Ağustos ayında Yaş civarında meydana gelen savaşta Osmanlı ordusu büyük bir zafer kazandı. Polonya kuvvetleri barış antlaşması imzalamak istemişlerse de Kırım Tatarlarının buna yanaşmaması üzerine savaşa devam edilmiş ve kalan Polonya ordusu Turla(Dinyester) Nehri`ni geçerken yok edilmişti.

Bu zafer İkinci Osman`nın ecdadı gibi cihangir olup, şöhret kazanma arzusuna kapılmasına sebep oldu. Kazak meselesi dolayısıyla Polonya`ya bir sefer düzenlemek isteyen Sadrazam Ali Paşa da padişahı böyle bir savaşa teşvik ediyordu.

1621 yılı Nisanı`nda İstanbul`dan yola çıkan Osmanlı ordusu, Turla Nehri`ni geçerek Hotin Kalesi önüne vardıysa da büyük bir başarı kazanamadı. Yapılan antlaşmayla Hotin geri alındı. Ancak kazak saldırıları bitirilemedi. Zaporog Kazakları, ateşli silah kullanmaları sayesinde Tatarlar`a karşı üstünlük sağlıyorlardı. Kullandıkları silahları ve barutu sağlamak için Polonya ve Rusya`ya bağlı idiler.İki devlet de Kazaklar`ı kontrol altında bulundurmak için bu durumu kullanırlardı. Polonya, 16. Yüzyıl`ın başlarından itibaren Zaporog Kazakları`nı sınırlarını korumak için örgütlemişti. Osmanlı donanması Kazak saldırıları karşısında Karadeniz kıyılarında devriye gezerek, saldırıları engellemeye çalıştı.

POLONYA VE RUSYA`YA SAVAŞ AÇILDI

Ancak büyük gemiler, Kazaklar`ın küçük ve suretli şaykaları karşısında fazla bir varlık gösteremiyordu. Özellikle rüzgârsız havalarda şaykalar, Osmanlı donanmasındaki gemileri çevirerek büyük zararlar verebiliyorlardı. Kazak saldırılarını önlemek için Özi(Dinyeper) Irmağı`nın ağzına kaleler yapıldı.

1637`de Don Kazaklar`ı Azak`ı ele geçirdiler ve kalede bulunanları öldürdüler. Bu dönem İmparatorluğun Dördüncü Murad`ın demir pençesinde yeniden canlandığı dönemdi. İran dize getirildiyse de Kazaklar karşısında bir şey yapılamadı.

Gönderilen Osmanlı kuvvetleri kaleyi Kazaklardan geri alamadı. 5 yıl sonra 1642`de Kazaklar`ın destekçisi Rus Çarı savaşla tehdit edilerek Azak geri alındı. Silah ihtiyacı sebebiyle Polonya`ya bağlı olsalar da, Kazaklar her zaman Polonya`yı dinlemez, bağımsız hareket ederlerdi. Kazaklar, 1649`ta Khmelnisky`nin liderliğinde yarı-bağımsız bir devlet kurdular.

Kazak lideri 1648-1653 yılları arasında, Polonya hakimiyetinden kurtulmak için Osmanlı himayesine girmeye çalıştı. Ancak Kazaklar istedikleri desteği alamayınca, Polonya`nın baskısından kurtulmak için 1654`te Pereyaslav Antlaşması`nı imzalayarak, Rus Çarlığı`na bağlandılar. Bu durum Osmanlılar için önemli bir tehlike yarattı. Osmanlı Kazak meselesini çözmek için 1672`de Polonya üzerine sefere çıkarak Kamaniçe`yi ele geçirdi ve iki taraf arasında 1676`da imzalanan Zuravno Antlaşması`nda “Osmanlılara tabi olan Kazaklar`a Polonya Kralı eski hudutları içerisinde memleketlerini geri verecektir” maddesi yer aldı.

Rusya`nın Ukrayna`daki Kazaklar üzerindeki hakimiyetini kırmak için Osmanlılar 1678`de Merzifonlu Kara Mustafa Paşa serdarlığında Ukrayna`ya girdiler ve Çehrin Kalesi`ni ele geçirdiler.

Bu muharebe Ruslar`la yapılan ilk büyük savaştı. Ukrayna`da kısa bir müddet Rus nüfuzu kırılsa da, Viyana bozgunundan sonra Rusya bu bölgelere tekrar hakim oldu.

17. Yüzyıl`da Kazak saldırıları yüzünden defalarca Rusya ve Polonya ile karşı karşıya gelen Osmanlılar`ın bu tutumu birbirine düşman olan iki devleti birbirine yanaştırdı. Viyana önlerinde Polonya, Osmanlılara büyük bir darbe vurdu. Osmanlılar`ın Polonya`ya yaptıkları askeri harekât bu devleti Rusya karşısında zayıflattı ve ikisi arasındaki güç dengesi bozuldu.

16. Yüzyıl`da izlenen tarafsız ve tampon Polonya ve Rusya ile Polonya dengesini içeren kuzey politikasının Kazaklar yüzünden terk edilmesi Osmanlı İmparatorluğu için birçok olumsuzluklara sebep oldu.

RESMİ TARİH YAZARININ KALEMİNDEN KAZAKLAR

Donanma Kefe tarafında meşgul iken Don Kazağı, Karadeniz`i boş bulup yüz elli adet şayka ile 1033 yılı Şevvâl`inin dördüncü günü (20 Temmuz 1624) Rumeli Hisarı`na gelip, Yeniköy`ü yağmaladılar ve birkaç dükkânı yaktılar. Tahribatları malum oldukta, İstanbul`dan Bostancılar ve Yeniçeriler gemilere bindirilip gönderildi. Bunları gören Kazak eşkıyası bir an durmayıp geri denize firar ettiler. Melunların bu şekilde saldırıları hiçbir tarihte işitilmiş değildi. Naima Tarih

KAZAKLAR ÜÇ BÜYÜK GRUPTU

Stepin kuzeyindeki Hıristiyan Kazaklar üç büyük gruptu. Zaporog Kazakları, Orta Dinyeper`de; Don Kazaklar`ı, Don Irmağı boylarında; Terek Kazaklar`ı, Terek Irmağı boylarında. Zaporog Kazakları, Polonya`ya, diğerleri ise Rus Çarı`na bağlıydılar. bu Kazak gruplarının en güçlüsü ve Osmanlılar için tehlike yaratanı bir Herman(Türkçe, Ataman) idaresinde bulunan Zaporog Kazakları`ydı. Za: alt, aşağı, öte; Porog: Çağlayanlar manasına gelir. Zaporog Kazakları: Dinyeper Çağlayanları`nın öte tarafı Kazaklar`ı demektir. Zaporog Kazakları, bugünkü Ukraynalıların atalarıdır. 18. Yüzyıl başlarından itibaren tamamıyla Rus idaresine giren Kazaklar, bu devlete karşı bazı askeri yükümlülükler karşılığında özerkliklerini bir süre korudular. Ancak Çariçe İkinci Katerina 1775`te Zaporog Kazakları`nın özerklikleri kaldırdı. 19. Yüzyıl`a gelindiğinde Kazak toplulukları 11 gruptan oluşuyordu. Doğu`ya doğru yayılan Kazaklar, Sibirya`ya ilk yerleşen topluluklardan birisi olmuştu. Kazaklar`ın özerkliklerinin ellerinden alınması birçok isyana yol açtı Bunların en ünlüsü 1774`teki Yemelyan Pugaçev ayaklanmasıdır. Kazaklar hakkında Türkçe`de Sakarya Üniversitesi`nin çalışkan öğretim üyelerinden Yücel Öztürk`ün Yeditepe Yayınevi`nden çıkan “Özü`den Tuna`ya Kazaklar” isimli önemli bir kitabı mevcuttur.

MUHTEŞEM SÜLEYMAN’DAN Türk DENİZCİLİĞİNE

Osmanlı tarihi gerçek manasıyla yazılmamış bir tarihtir. Bunun en önemli sebebi imparatorluğun yayıldığı geniş sahalar yüzünden tarihçilerin kullanacağı kaynakların fazla olmasıdır. Osmanlılar, 16. yüzyıl boyunca İspanyollar`la mücadele ettiler, ancak İspanya kaynakları imparatorluğun tarih yazımında fazla kullanılmadı. Doktorasını İspanya`da yapan Özlem Kumrular, İspanyol arşivlerini kullanarak bu sahada bize birçok yeni bilgi kazandırdı.

Özlem Kumrular, kendi yaptığı araştırmaların yanı sıra düzenlediği sempozyumlarla da Osmanlı tarihçiliği için önemli eserlerin ortaya çıkmasına hizmet ediyor. Özlem Kumrular`ın editörlüğünde Kitap Yayınevi tarafından geçtiğimiz günlerde yayınlanan “Türkler ve Deniz” ve “Muhteşem Süleyman” isimli kitaplar bilmediğimiz birçok konuyu aydınlattı. Muhteşem Süleyman isimli eserde birçok önemli makale mevcut.

Bunlardan Halil İnalcık`ın “Osmanlı Fransız İttifakı”, İdris Bostan`ın “Kanuni`nin Akdeniz Siyaseti”, Feridun Emecen`in “Mohaç Savaşı”, Özlem Kumrular`ın “Ferdinand`la Kanuni`nin İlk yılları”, Alain Servantie`nin “Venedik Senatosuna Aristo Dersi”, Xavier Selles-Fernando`nun “Viyana Kuşatması`nın İspanyol Edebiyatındaki Yansımaları”, Emilio Sola`nın “Süleyman`ın Son Yılları” dikkati ilk başta çeken makaleler.

“Türkler ve Deniz” isimli kitapta ise İspanyol, İtalyan ve Osmanlı kaynaklarından hareket edilerek yazılmış Osmanlı denizciliğini aydınlatan birçok önemli makale yer alıyor. Özlem Kumrular`ı ve Kitapyayınevi`ni böyle nitelikli eserleri bize kazandırdıkları için tebrik ediyoruz.

http://www.tumgazeteler.com/?a=2323449

Devamin Oku

Osmanli’da Eğitim Anlayısı

Yazan : | Kategori : Tarihimiz | Tarih : 10-06-2011

Osmanlılarda ‘terbiye’olarak ifade edilen eğitim;belli bir konuda, bir bilgi bilim dalında yetiştirme ve geliştirme etkinliğidir. Eğitim faaliyeti,amacına ulaşmada öğretim faaliyetinden yararlanır. Bu nedenle öğretim,eğitimin bir parçasıdır. Osmanlılarda ‘tedris’, ’talim’ diye tanımlanan öğretim;belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işidir. Buna göre eğitim ve öğretimin amacı,insanlara gerekli olan bilgi,kültür,değer ve bir takım davranışların kazandırılmasıdır.

Osmanlı Devleti’nde eğitimin iki boyutu vardır. Bunlar:

1-)Kişilere geçerli bilgileri ve değerleri aktarmak.

2-)Hedeflenen amaçları gerçekleştirmek için kurulmuş olan kurumlar

ile eğitim ve öğretim yapmak.

ASKERİ VE İLMİYE SINIFININ EĞİTİMİ

Askeri sınıfa insan yetiştirmede en önemli eğitim kurumu,Top kapı sarayındaki Enderun Mektebi idi. Enderun’a girebilmek için saray okullarından Galatasaray, Edirne sarayı, İbrahim paşa sarayı okullarını bitirmiş olmak gerekiyordu,bu okullara devşirme yoluyla öğrenci alınırdı. Enderun’u bitirenler,Kaptan-ı derya,yeniçeri ağası beylerbeyi,vezir ve sadrazam olarak askeri sınıfın kademelerine kadar gelebiliyorlardı. İlmiye sınıfı medreselerden yetişiyordu. medreseleri bitirenler kadılık, müftülük, nişancılık defterdarlık cami hizmetleri gibi görevlere atanırlardı.

Devlet Müslüman olmayan vatandaşlara ise kendine ait kurumlarda eğitim görmekteydiler.

İLKÖĞRETİM

Osmanlı Devleti’nde eğitimin ilk basamağı “sübyan mektepleri”idi. Bunlara “mahalle mektebi”de denirdi. her mahallede her cami yanında sübyan mektebi bulunurdu. Günümüzdeki ilkokulların benzeri olan sübyan mektepleri,medreselere başlangıcı oluşturdu. bu okullara 5-6 yaşına gelen çocuklar alınırdı. bu okulda eğitim verenler özel eğitim görmüş öğretmenler değildi. okuma-yazma bilen ve bu işe uygun olduğu kabul edilen herkes bu okullara öğretmen olabilirdi. Sübyan mekteplerinin belirli bir sınıfı ve süresi yoktu. her çocuk verilmek istenilen bilgileri öğreninceye kadar okula devam edebilirdi. Bu okullarda alfabe yazı,okuma,dört işlem ve dini bilgiler öğretilirdi.

ORTA VE YÜKSEK ÖĞRETİM

Osmanlıda,orta ve yüksek öğretim kurumlarının temelini, medreseler meydana getiriyor. Medrese kelime olarak “talebenin”ilim öğrendiği yer anlamına gelir. Medreseler genel olarak sübyan mekteplerinin üzerinde eğitim-öğretim yapan orta ve yüksek öğrenim kurumlarıydı.

Osmanlılar,kendilerinden önceki Türk Selçukluları diğer İslâm ülkelerini örnek alarak,medreseler kurdular. ilk Osmanlı medresesi 1330 yılında İznik’te Orhan bey tarafından yaptırılmış ve müderris olarak şeref ettin davudî-i kayseri tayin edilmiştir. Orhan bey burayı aldıktan sonra devlet merkezini buraya naklederken,burada manastır medresesi olarak tanınan medreseyi yaptırdı.(1335)daha sonra I. Murat, Yıldırım Bayezid Çelebi Mehmet ve II. Murat hükümdarlıkları döneminde çeşitli yerlerde medreseler yaptırdılar.

MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER

A-)KURAN:İslâm dininin kutsal kitabı olan Kuran’ın anlamı ve

Açıklaması konu edilirdi.

B-)HADİS: Hz. Muhammed’in sözlerini konu edinen bilim dalıydı.

C-)FIKIH: İslâm hukuku ve uygulamasından söz eden bilim

dalıydı.

Ç-)KELAM:Tanrının varlığını ve İslâm dininin doğruluğunu konu

Edinen bilim dalıydı.

BATI TARZINDA AÇILAN OKULLAR

1848’de Darulllimin,1849 Darülmaarif,1858 İstanbul’da kız Rüştiyesi açıldı. bu tarihe kadar,örgün eğitimde,kızların okula gitmeleri düşünülmemişti. bu nedenle kız rüştiyesinin açılması,Türk eğitim tarihi açısından oldukça önemlidir.1859’da günümüzdeki siyasal bilgiler Fakültesi’nin esasını oluşturan “mektebi-i mülkiye”açıldı.1868’de Galatasaray sultanisi(Galatasaray lisesi)açıldı. Galatasaray sultanisi hakkında geniş bilgi sayfa……..de yer almaktadır.

1862’de sübyan mektepleri yerine iptidai mektepleri açılmaya başladı.1873’de fakir ve kimsesiz çocukları eğitmeksizin Darüşşafaka açıldı.1870’de Darülmüallimat açıldı.

1846’da medrese dışında bir yüksek öğretim kurumu olarak Darülfünunun açılması gündeme geldi.Darülfünun,medrese dışında,dini ve etkilerden uzak bir üniversite eğitimi yapacaktı.Darülfünun’da okutulacak kitapların hazırlanması amacıyla “encümen-i danış”adıyla bir komisyon kuruldu. Tüm hazırlıklara rağmen,darülfünun açılmadı. Darülfünunun açılmayışının başlıca sebepleri şunlar olmuştur:

1-)Darülfünunun öğrenci hazırlayacak okul olmayışı

2-)bu tarihte Avrupa’da meşrutiyet ve anayasa istekleri yönünde

isyanlar çıkmış ve olaylara öğrencilerde katılmış. bu durumun

Osmanlı devletinde olabileceği düşünülerek açılmamış.

KURULUŞ VE AMACI

Tanzimat döneminde rüştiyeler yüksek öğretime ve darülfünuna öğrenci hazırlayan okullar kabul edilmişside,zamanla bu okulların ihtiyacı karşılayamadığı anlaşılmaya başlamıştır.

1856 ıslahat fermanı ile eğitim alanında bazı düzenlemelerin yapılması öngörülmüş,bunların başında Müslüman ve Hıristiyan bütün Osmanlı tebaasının eşit şartlar altında eğitim hizmetlerinden yararlanması ve bu suretle Osmanlı birliğinin sağlanması düşünülmüştür.

Diğer yönden,özellikle Fransa’ya öğrenim için gönderilen öğrencilerin masrafının yüksek olmasına karşılık,beklenilenin elde edilmeyişi, Paris’te 1857’de açılan “MEKTEBİ OSMANİ”adındaki okuldan istenilen sonucun alınmaması yetkileri arayışa itmiş ve İstanbul’da batı alanında yeni bir okul kurulması düşüncesini doğurmuştur.

Bu arada, Osmanlı Devleti’nin vadettiği ıslahatın gerçekleşmesine yardımcı olmak isteyen dış tavsiyelerde oluyordu. bunların en önemlisi 1867’de Fransız hükümetinin babı aliye vermiş olduğu notadır. bu notada,büyük merkezlerde Hıristiyan öğrencilerinde okuyabilecekleri ortaöğretim kurumlarının(lise)bir an önce açılması gerektiği belirtiliyordu.

Osmanlı hükümeti,Fransız elçisiyle görüşerek İstanbul’da öğretim dili Fransızca olan bir lise açılmasını kararlaştırdı ve Fransa okulun kurulmasına yardım vadetti.o sırada seyahatte olan padişah Abdülaziz’de,bütün okulları görme fırsatı bulmuş,döndüğünde de okulun açılmasına izin vermiştir.

Lisenin Türkçe,Fransızca,Rumca,Ermenice olarak yayınlanan nizamnamesi bulunmaktadır. bu nizamnamenin maddeleri şöyledir;

Madde 1-)mektebi sultani memleket ihtiyaçlarına uygun surette,farklı dinlere mensup olan tebaanın çocuklarının eğitim ve öğretimleri için Avrupa’nın orta dereceli mektepleri örnek alınarak açılmıştır.

Madde 2-)bu mektepten mezun olanlar,imtihanla diplomalarını aldıktan sonra her türlü devlet hizmetinde istihdam edileceklerdir.

Madde 3-)mektebi sultani’den çıkan öğrencileri her türlü hizmetlere en iyi şekilde hazırlamak üzere mektepte talim ve tahsil olunacak derslere yer verilmiştir,bu dersler şunlardır;öğretim programı 7.sayfada yer almaktadır.

TALİM VE TAHSİL ÖĞRENCİLERİNİN ÖĞRETİM TABLOSU;

1-)Lisan-ı Osmani(Türkçe)

2-)fransız dili ve edebiyatı

3-)ahlak ve adab

4-)kavanin(tıp ve eczacılık ilimlerinin tahsiline lazım olacak kadar

latin lisanının temel prensipleri)

5-)işti kakat-ı yunaniye

6-)tarihi osmani ve umumi

7-)umum coğrafya ile Osmanlı devletinin ziraat,ticaret,zanaat ve idari

coğrafyası

riyaziyatı adiyye ve aliyye

9-)ilm-i hey’et

10-)cerr-i eskal ve cihet-i ameliyatı

11-)hikmet-i tabiiyye ve kimya

12-)tarihi tabii

13-)mebadi-i ilmi hukuk

14-)ilm-idare-i mülkiyye

15-)me badi-i ilmi hitabet ve edebiyat

16-)resm-i hattı ve resmi adi

17-)muhasebe,defter tutma mevaddı-ı ticaret

Madde 4-)öğrenciler,dini vazifelerini öğrenmek ve yerine getirmek

üzere bağlı olduğu dinin mabetlerine gönderileceklerdir.

Madde 5-)mektebe 600 dahili(yatılı)öğrenci alınacak,yarısı Müslüman

yarısıda gayri müslim olacaktır.

Madde 6-)idari sınıfına dahil olmak üzere 9 yaşından 13 yaşına kadar

öğrenci alınacak ve yaşı 13’ü geçmiş olan öğrenciler

imtihana tabi tutularak sınıflara alınacaktır.

II.ABDÜLHAMİT DÖNEMİNDE AÇILAN OKULLAR

-1881’de ticaret okulu ve sanayi-i nefise mektebi açıldı.

-1883’de mülkiye mühendis mektebi açıldı.

-1891’de veteriner okulu açıldı.

-1892’de halkalı ziraat mektebi açıldı.

-1895’de baytar mektebi açıldı.

-1870’de açılıp 1871’de kapatılan darülfünun 1900’de kesin olarak açıldı.

Devamin Oku